Her
insanın ruhunun derinliklerinde yaşayan bir çocuksu yan vardır. O çocuksu
yanımız bize, fısıldar, seslenir, bağırır... Dostluk çağrısıdır bu... Oysa, biz
bu masum sesi bazen duyarız bazen duymayız… Hatta bazen de duymamazlıktan geliriz...
O sese kulak vermenin bizi güçsüzleştireceğinden korkarız. Utanırız...
Yetişkinlik kisvesi altında kalıplaştırmaya koşullandığımız ruhumuzun
çocuksuluğunu zayıflık olarak algılarız... Oysa ne kadar yanlıştır bu...
Hepimizin içinde duyulmayı, önemsenmeyi ve yetişkin yanımızla dost olarak
onunla bütünleşmeyi bekleyen bir çocuksu yanımız vardır. Biz onu görmedikçe,
görmezden geldikçe büyürüz büyümesine de bir türlü olgunlaşamayız, kendi
ruhumuzla huzurlu olamayız... Bu yüzden kabullenmeliyiz çocuksu yanımızı,
onunla dost olarak yaşamın tadını çıkarmalı, onunla bilemeliyiz ruhumuzu...
Uzman Klinik Psikolog Ezgi Yaz
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder